Mükemmelliyetçilik ve Çoğu Zaman Zarar

Meslekte , yahutda yapılan işlerde çok aşırıya kaçmadan mükemmelliyetçilik iyidir.Çoğu zaman mükemmelliyetçi olarak davranırım.

Başlarda olmasada, ilerleyen yazılım projelerimde bulunan veritabanlarımda kullanmaya başladığım “Sistem Hata” tablolarım , işime gerçektende yarıyor.Kullanıcıya standart uyarı mesajı göstermenin yanı sıra , veritabanındaki bahsettiğim “Sistem Hata” tablosunada hatanın ayrıntısını kayıt ettiriyorum.Böylelikle soruna çözüm bulmam çok çok daha kolaylaşıyor.

Bu tür bir mevzuda , sorunun temeline kadar inip , birşeyleri görebilmek mükemmelliyetçilik olarak adlandırılabilir. Peki ya aşırıya kaçılırsa?

İlk yazılım zamanlarımda , kullandığım tasarımın , bütün renklerine hatta sağdan soldan uzaklık piksellerine dahi oldukça titizlik gösteren birisiydim.Yazıda tam olarak anlatamasam bile şunu diyebilirim ki, bende aşırı derecede bir mükemmelliyetçilik hakimdi.Ama bunun zararını aşırı mükemmelliyetçi davrandığım yazılımlarımda gördüm , aşırı mükemmelliyetçi davrandığım yazılımların hiçbirini yayınlayamadım.Yayınlayamama sebebim , yazılımların, tasarım tarafında bazı kısımlarının mükemmel görünmemesiydi. Yani birşeyler eksik olunca yayınlamak içimden gelmiyordu.

Ufak tefek tasarımsal sıkıntıları olan , ve internet ortamına sunmuş olduğum yazılımlarım çoğu zaman beni memnun edici ilgilerle karşılaştı.İnsanlar ya kusurlu olan şeyleri seviyor , mükemmelliyete önem vermiyordu ya da kusurlu olan yerler insanların gözüne dahi görünmüyordu.

Daha sonrasında tam olarak yaptığım işlerde olan mükemmelliyetçiliğimden vazgeçemedim belki ama , büyük ölçüde azalttım.Artık işin tamamen arka tarafı olan yazılım kısmına yoğunlaşıyorum.Tasarım kısmında stilsiz input dahi kullanmışlığım oluyor 🙂

Belki bir tasarımcıya mükemmeliyetçilikten vazgeçmesini söylesem saçma olur , ama herşeyin aşırısı zarar olduğu gibi emin olun mükemmelliyetçilik denen şeyinde aşırısı zarar.

Kusur iyi , bilmemek ise mutluluk.

Nazım Mert BİLGİ

24.08.2015 16:29

Bu içeriklerde ilginizi çekebilir